<?xml version="1.0"?>
<rss version="2.0"> 
  <channel>
<title>EKONOMİ - HATAY'IN GÖZÜ GAZETESİ</title>
<link>https://hatayingozu.com/ekonomi/</link>
<description>ekonomi ve piyasalar hakkında en güncel haberler</description>
<language>tr</language>
<copyright>https://hatayingozu.com</copyright>
<image>
<title>https://hatayingozu.com</title>
<url>
https://hatayingozu.com/images/genel/WhatsAppZGrselZ2024-12-14ZsaatZ12.50.40_053a874f.jpg
</url>
<link>https://hatayingozu.com</link>
<width>315</width>
<height>90</height>
</image><item>
<title>Hatay'da Tavuk Çiftliğinde Yangın</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/hatayda-tavuk-ciftliginde-yangin.jpg" width="250"><br><p>Hatay'da tavuk çiftliğinin depo kısmında çıkan yangın itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü.</p><p>Yangın, İskenderun ilçesi Çankaya Mahallesi'nde bulunan tavuk çiftliğinin yem deposunda yaşandı. İhbar verilmesi üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Alevler, tavukların bulunduğu bölüme sirayet etmeden kısa sürede kontrol altına alındı. Yangında çiftliğin depo kısmında hasar oluştu. - HATAY</p>Kaynak: İhlas Haber Ajansı /  3.Sayfa  Yerel Haberler  İskenderun  İtfaiye  3-sayfa  Yaşam  hatay </main>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/hatay-da-tavuk-ciftliginde-yangin/841/</link>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 23:04:11 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kargo teslim tutanağı imzalarken, milyonlarca liralık senede imza atabilirsiniz</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/kargo-teslim-tutanagi-imzalarken-milyonlarca-liralik-senede-imza-atabilirsiniz.jpg" width="250"><br><p>Bursa Belge İnceleme Şube Müdürlüğü Bürolar Amiri Belge Uzmanı Başkomiser Umut Yalçındağ, çek ve senette sahteciliğin ardından dolandırıcıların yeni yönteminin 'pencere' yöntemi olduğunu söyledi. Yalçındağ, 'Bir kargo paketiniz var' diyerek teslimat için gelen dolandırıcıların, altına senet yerleştirdikleri ve üzerini imza alanına denk gelecek şekilde kestikleri teslim kağıdını imzalatarak, 'pencere' yöntemiyle insanları dolandırdığını belirtti.</p><p id="inpage_reklam"></p><h3>ARKASINA SENET KOYUYORLAR</h3><p>Teslimatı alan kişi, sadece bir teslim kağıdı imzaladığını zannederken aslında binlerce ya da milyonlarca liralık bir senede imza atmış oluyor. İşte bunun da önüne geçmenin yolunun atacağınız imzadan geçtiğini söyleyen Belge Uzmanı Başkomiser Umut Yalçındağ, "Size kargo teslim ediyorum ve imza istiyorum sizden. İsminizin karşısına imzanızı atıyorsunuz. Burada imza attığınız alanı daha önceden, fark edilmeyecek şekilde keserek almış olup, arkasına bir senet koyuyorlar. Siz aslında kargo teslim tutanağını imzaladığınızı zannederken, boş bir senede imza atmış oluyorsunuz. Bunun devamında suçlular istediği meblağı yazarak, sizleri yüklü bir borç altına koyuyorlar" dedi. </p><p></p><h3>"ATTIĞINIZ İMZAYI MUTLAKA..."</h3><p>Konuyla ilgili vatandaşlara bir de uyarıda bulunan Yalçındağ, "Bu yüzden biz vatandaşlarımızdan şunu istiyoruz; imza attığınız zaman, mutlaka imzanızı çerçeve dışına taşırmaya özen gösterin. Böylelikle senet üzerinde kalan imzada kesintiler olacağından, sahteliği ortaya çıkarabileceğiz" ifadelerine yer verdi. </p><figure class="type:primaryimage hbhOrder" style="margin-bottom: 24px;"></figure>Kaynak: Demirören Haber Ajansı /  Olgun Kızıltepe -  3.Sayfa  Dolandırıcı  Güvenlik  3-sayfa  Güncel  Hukuk </main>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/kargo-teslim-tutanagi-imzalarken-milyonlarca-liralik-senede-imza-atabilirsiniz/834/</link>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 23:00:25 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Yeni asgari ücret yüzde 30'luk zamla 22 bin 104 lira oldu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/yeni-asgari-ucret-yuzde-30luk-zamla-22-bin-104-lira-oldu.jpg" width="250"><br><p>Milyonlarca çalışanın merakla beklediği 2025 yılı asgari ücret tutarı belli oldu.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2025 yılı asgari ücretinin 22 bin 104 lira olarak belirlendiğini duyurdu. Böylece asgari ücrete yapılan zam yüzde 30 oldu.</p><p>Asgari ücret komisyonu ilk toplantısını 10 Aralık'ta, ikinci toplantısını 16 Aralık'ta, üçüncü toplantısını 19 Aralık'ta yapmıştı.</p><p id="inpage_reklam"></p><h3>"İŞÇİ VE İŞVERENİN YANINDA   DEVAM EDECEĞİZ"</h3><p>Işıkhan yaptığı açıklamada " 1 Ocak 2025'ten itibaren geçerli olacak asgari ücreti 22 bin 104 lira olarak belirlemiş bulunuyoruz. İşveren desteğini 700 liradan bin liraya çıkardık. Şimdide asgari net ücreti 22 bin 104 lira olarak belirlemiş bulunuyoruz. Ülkemize ve milletimize hayırlı uğurlu olsun. Bu rakamlarla asgari ücrette önümüzdeki yıllara göre yüzde 30 olarak artış yaptık. Devletimiz tüm kurum ve kuruluşlarıyla işçi, işverenin ve tüm vatandaşlarının yanında olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı. </p><h3>ERDOĞAN'DAN MESAJ </h3><p>Işıkhan'ın açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2025 yılında asgari ücret, %30 artışla net 22.104 TL olarak uygulanacaktır. Ülkemize ve milletimize hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. </p><h3>TÜRK-İŞ KATILMAMA KARARI ALDI</h3><p>Daha önce perşembe yada cuma günü yapılacağı duyurulan Asgari Ücret Komisyon toplantısı,  <strong>son dakika</strong> alınan bir kararla bugüne alınmış, Türk-İş toplantıya iktidar ve işveren tarafının teklif getirmemesi nedeniyle katılmayacağını açıklamıştı. </p><figure class="type:primaryimage hbhOrder" style="margin-bottom: 24px;"></figure>Haberler.com /  Serhat Yılmaz -  Güncel  Vedat Işıkhan  Asgari Ücret  Güncel  Zam </main>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/yeni-asgari-ucret-yuzde-30-luk-zamla-22-bin-104-lira-oldu/830/</link>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 23:00:23 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>SON DAKİKA ASGARİ ÜCRET HABERLERİ: Asgari ücret için 3 uzmandan 3 farklı tahmin! Gözler işveren cephesinde...</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/son-dakika-asgari-ucret-haberleri-asgari-ucret-icin-3-uzmandan-3-farkli-tahmin-gozler-isveren-cephesinde---.jpg" width="250"><br>Milliyet.com.tr/ÖZEL 2025 yılı asgari ücretini belirleyecek olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu üçüncü toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında taraflardan önemli açıklamalar geldi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan toplantı sonrası sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda “Hem çalışanlarımızın refahını artırarak enflasyona ezdirmeyecek hem de işverenlerimizin rekabet gücünü koruyacağız” ifadelerini kullandı.İLK RAKAM TÜRK-İŞ’TEN GELDİÜçüncü toplantıda da rakamın telaffuz edilmemesinin ardından TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ilk teklifi yapan taraf oldu. Ergün Atalay, “Asgari ücretli işçiler olarak önerimiz %45 enflasyon üzerinden refah payı eklenerek %20 refah payı ile 29.583 TL. Rakam bu, verirlerse imza atarız vermezlerse orada olmayız" dedi.Peki asgari ücrette 29 bin 583 TL talebi gerçekçi mi? Asgari ücrete ne kadar zam olur? Konuyla ilgili 3 uzmandan 3 ayrı asgari ücret tahmini geldi.EKONOMİST HİKMET BAYDAR: RAKAMI PAZARLIĞIN BAŞLANGIÇ SEVİYESİ OLARAK DÜŞÜNMEK LAZIMMilliyet.com.tr’ye değerlendirmelerde bulunan Ekonomist Hikmet Baydar şu ifadeleri kullandı: “İşçi tarafından gelen talep oransal olarak hem geçmiş hem de beklenen enflasyonun çok üzerinde. Ancak hissedilen enflasyonu dikkate alırsak özellikle gıda, kira doğal gaz vb. temel ürünlerde fiyat artışlarının yüksek olması bu talebi ortaya koyuyor. Fakat bu kadar artışın olması teknik olarak zor görünüyor. O yüzden açıklanan rakamı pazarlığın başlangıç seviyesi olarak düşünmek lazım.İŞVERENİN TEKLİFİ NE OLACAK?Önümüzdeki hafta görüşmelerin devam edeceğini ve işveren tarafının yüzde 25 ile pazarlığa başlayacağını düşünüyorum. İşveren cephesi yüzde 30’a kadar çıkabilir.ASGARİ ÜCRET NE KADAR OLACAK?Yabancı kurumlar ve rating kuruluşları yüzde 30’un üzerinde belirlenecek bir asgari ücretin ekonomi programını aksatabileceğine dair beyanlarda bulunuyor. O yüzden bu konu çok önemli. Benim asgari ücrette beklentim yüzde 30’luk artışla 22 bin 102 TL olması yönündedir.EKONOMİST MUHAMMET BAYRAM: RAKAMI KOMİSYONDAKİ ASGARİ ÜCRETLİLER BELİRLEDİKonuyla ilgili Yeminli Mali Müşavir ve Ekonomist Muhammet Bayram şu ifadeleri kullandı: “TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay işçi tarafının teklifini açıkladı. Hatta bu teklifi açıklarken işçilerin sabahtan imzalamış olduğu ve ilk defa açılan bir zarf olduğunu göstererek rakamı söyledi. Geçtiğimiz sabah 3. toplantı öncesi TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu’nu topladı ve bir rakam ortaya çıkarmaya çalıştı. TÜRK-İŞ tarafı belirlenen rakama herhangi bir müdahalelerinin olmadığını tamamen bu sene komisyonda görev yapan dört kişinin buna karar verdiğini açıkladı.‘YÜZDE 74’LÜK ARTIŞA TEKABÜL ETTİ’Öncelikle %45’lik gerçekleşen enflasyonun üzerinde bir artış talebinde bulundular. %45 üzerine yapılmış olan zam üzerine %20 ilave bir zam daha istendi. Bu da 17.002 TL olan net asgari ücret üzerine doğrudan %74’lük bir artışa tekabül etti.‘YÜZDE 74’LÜK ARTIŞ FAHİŞ BİR ARTIŞTIR’Söz konusu tutar tabi ki işçinin hakkı olup işverenin istihdam dengesini bozmayacak, devletimiz açısından da işsizliğe sebep vermeyecek bir oran olması halinde kabul edilebilir. Ancak faizlerin yüksek olduğu sıkı para politikasını uygulandığı sanayi üretimin daraldığı ve enflasyonist etkinin kalkmaya başladığı bu dönemde %74’lük zam sadece asgari ücrete olmayacaktır. Asgari ücret haricinde maaş alanlara da yansıyacaktır. %74’lük zam oranı bana kalırsa tek kelimeyle fahiş bir fiyat artışıdır.Her zaman bahsetmiş olduğum gibi oransal zamların tabi ki konuşulması gerekiyor. İşçinin mutlaka enflasyon karşısındaki baskısının azaltılması gerekiyor, ancak algının yönetilmesi adına yüksek bir enflasyon oranında zam yapılırsa enflasyon hala sürecek algısı yerleşmiş olur. Fiyatlama davranışlarındaki bozulmalar devam eder ve işveren tarafı söz konusu tutardan etkilenebilir.‘TÜRK-İŞ 4. TOPLANTIYA KATILMAYACAKTIR’Ben bu oranın altında masaya oturmayız diyen TÜRK-İŞ’in dördüncü toplantıya katılmayacağını düşünüyorum. Devletin burada hakem rolünü üstleneceğini söyleyebiliriz. Vatandaşın enflasyon karşısındaki yükü alınarak dezenflasyon sürecinin devam etmesi ve istihdam kaybına uğramadan dengeli bir asgari ücretin belirlenmesini temenni ederim.‘YÜZDE 30-35 ARASI ARTIŞ OLABİLİR’Bu yıl sonu için gerçekleşen enflasyon %45’ler seviyesinde oluşacak olursa %33 ila %35’lik bir artışın yapılabileceğini düşünüyorum. Net asgari ücretin 23.000 TL civarında belirleneceğini tahmin ediyorum.”YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR AHMET KURTULUŞ: ‘22 BİN TL’NİN ALTINA DÜŞMEYECEK, 23 BİN TL’NİN DE ÜZERİNE ÇIKMAYACAK’Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Yeminli Mali Müşavir Ahmet Kurtuluş şu ifadeleri kullandı: “Ben tüm veriler doğrultusunda asgari ücretin 22.000 TL’nin altına düşmeyeceğini, 23.000 TL’nin de üzerine çıkmayacağını düşünüyorum. Bu ikisi arasındaki herhangi bir rakam yeni asgari ücret olarak belirlenecektir.AZ DA OLSA REFAH PAYI EKLENTİSİ OLUR MU?Mutlaka bir ekleme söz konusu olacaktır. Ancak Cumhurbaşkanının yapacağı eklemeyle bile rakamın 23.000 TL'nin üzerine çıkmayacağını düşünüyorum.”]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/son-dakika-asgari-ucret-haberleri-asgari-ucret-icin-3-uzmandan-3-farkli-tahmin-gozler-isveren-cephesinde/829/</link>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 13:22:06 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Türkiye ile Suriye arasında ticaret yakın zamanda çok daha hızlanacak</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/turkiye-ile-suriye-arasinda-ticaret-yakin-zamanda-cok-daha-hizlanacak.jpg" width="250"><br>Bir dizi program, ziyaret ve açılışlara katılmak için Gaziantep'te bulunan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Gümrük Laboratuvarı'nın açılış törenine katıldı. Gaziantep 2.Organize Sanayi Bölgesi'ndeki açılış töreninde konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Suriye'de yaşanan son gelişmelerin ve Esad rejiminin devrilmesinin ardından Türkiye ile Suriye arasında ticaretin yakın zamanda çok daha hızlanacağını vurguladı."Hayırlı bir teşebbüsün açılışı için bir aradayız"Açılışı yapılan Gümrük Laboratuvarı'nın hayırlı olmasını dileyen ve laboratuvar hakkında bilgi veren Bakan Ömer Bolat, "Türkiye'de sanayinin, tarımın, ticaretin ve ulaştırmanın merkezi olan Gazişehir Gaziantep'imizde çok hayırlı bir teşebbüsün açılışı için bir aradayız. Ticaret Bakanlığımıza bağlı GAİB tarafından finanse edilen bu laboratuvarın açılışını hep birlikte gerçekleştireceğiz. Başkanımın da ifade ettiği gibi çok önemli bir laboratuvar. Çünkü ihracat ve ithalat işlemlerinin çok hızlı yapılması gerekiyor. Bu noktada ihracatçımızı sevkiyatta geciktirmemek, ithalatçımızı gelen mallarını ihtiyacı olan tedarikte daha fazla geciktirmemek için laboratuvar sonuçlarına çok ihtiyaç var. Bugün biz Ticaret Bakanlığı olarak ülkemizde 158 tane faal gümrükle hizmet yapıyoruz. Ve Gaziantep'te de 5 faal gümrüğümüz bulunmakta. Ve Gaziantep ilimiz özellikle dış ticarette fazla veren ve Türkiye'nin net mal ve hizmet katkısı veren bir ilimiz. Ve ilk 11 ay itibariyle 9,4 milyar dolar. Net ihracat yaptı, 6,2 milyar dolar da ithalat yapan değerli bir vilayetimiz. 15,5 milyar dolarlık dış ticareti var. Yıl son kadar inşallah bunun 16,5 milyar dolara ulaşmasını bekliyoruz.Bu verdiğim rakamlar faaliyet bazındaki 2024 yılı başında başladığımız rakamlar. Bu açıdan söz konusu gümrük müdürlüğü laboratuvarı 4 Kasım'dan itibaren fiilen başladı. Resmi açılışını bugün gerçekleştiriyoruz. 4 bin 432 metrekare kapalı alanda yapıldı. Gaziantep Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliğimiz (GAİB) bu açıdan çok önemli bir finansman desteği sağladı. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Ülkemize, sanayimize, ihracatımızda yaptıkları bu katkılar için. Bu müstakil binada gıda, temel kimya, tekstil, polimer gibi birçok sektöre ilişkin analizler yapılacak. Gaziantep'te de özellikle tekstil, her yönüyle, konfeksiyonuyla, ev tekstiliyle, gıda sektörü, bütün alt ürünleriyle beraber Gaziantep'in üretiminde çok aktif. Organize sanayi bölgesine de teşekkür ediyoruz. Burada arsa taksisini de Organize Sanayi Bölgemizi yaptı. Size de şükranlarımızı sunuyoruz. Böylece imece usulü bu hayırlı tesisi, faydalı tesisi hizmete geçirmiş oluyoruz. Bu anlamda Gaziantep Gümrük Müdürlüğümüzde bu bir buçuk aylık süreçte 174 adet beyanname kapsamında 221 adet numunenin analiz işlemi yapıldı, bitti. Bundan sonra süreçler daha hızlanacak. Sizleri katkı verecek, zarar ettirmeyecek bir şekilde, ihracat, rekabet gücünüzün artmasını sağlayacak bir şekilde laboratuvarlarımız çalışacak. Bizim 8 adet gümrük laboratuvarımız var. Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Kocaeli ve İstanbul olmak üzere 212 metotta akredite edilen bu laboratuvarlarla hamdolsun hizmet veriyoruz. Bu Gaziantep laboratuvar müdürlüğümüz de inşallah akreditasyon çalışmalarında önümüzdeki aylarda hemen başlayacak. Bölge ve ülkemiz ekonomisine hayırlı uğurlu olmasını Allah'tan niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı."Türkiye ile Suriye arasında ticaret yakın zamanda çok daha hızlanacak"Suriye'de yaşanan son gelişmelerin ardından 2 ülke arasındaki ticaret hareketliliğinin artacağına vurgu yapan Bakan Bolat, "Biliyorsunuz Suriye'de 8 Aralık devrimi ile beraber yeni bir süreç başladı. Ve iki ülke arasında 2011-2024 yılları arasında oldukça sınırlı düzeyde devam eden ihracat, ithalat işlemleri bazındaki ticaret bundan sonra inşallah yakın zamanda çok daha hızlanacak, ticaret hızlanacak, yatırım hızlanacak, yeniden imar hızlanacak. Ve bu şekilde Türkiye ile Suriye ekonomik açıdan inşallah önemli bir bütünleşmeyi birlikte gerçekleştirecekler. Zaten Gaziantep'in kardeş şehri Halep, Hatay'ın kardeş şehri İdlib. Yani bütün Suriye bizim için kardeş bir ülke konumunda" diye konuştu.]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/turkiye-ile-suriye-arasinda-ticaret-yakin-zamanda-cok-daha-hizlanacak/828/</link>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 13:22:05 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>ABD, Türkiye'ye Gazprom yaptırımında muafiyet tanıdı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/abd-turkiyeye-gazprom-yaptiriminda-muafiyet-tanidi.jpg" width="250"><br><p> <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bloomberg'e yaptığı açıklamada, ABD'nin Gazprombank yaptırımında  <strong>Türkiye</strong>'ye muafiyet tanıdığını söyledi.</p><p id="inpage_reklam"></p><p>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nın ABD'li muhataplarıyla yaptığı görüşmelerin ardından Bloomberg'e konuşan Bakan Bayraktar,  <strong>Türkiye</strong>'nin doğal gaz borcu ödemelerini Gazprombank üzerinden yapmaya devam edebileceğini açıkladı.</p><p></p><h3>İRAN YAPTIRIMLARINDA DA MUAFİYET TANINMIŞTI</h3><p>Gazprombank'ın ABD yaptırım listesine alınmasının ardından Türkiye muafiyet talebini ısrarla dile getirmişti. ABD'nin kararının Türkiye'nin Rusya ile doğal gaz ticaretini doğrudan etkileyeceğini işaret eden Bakan Bayraktar, geçmişte İran yaptırımları sürecinde de benzer muafiyetin Türkiye'ye tanıdığını anımsatmıştı. Bayraktar, muafiyet olmazsa, bunun Türkiye'nin de yaptırımların hedefi olduğu anlamına gelebileceğini söylemişti.</p><p>Türkiye bir yandan da Rusya ile alternatif çözüm yolları konusunda görüşmeler yapmıştı. Kasım ayının sonunda Ankara'ya gelen Rus yetkililerle bakanlıklardan bürokratlar gündeme gelebilecek senaryoları ele almıştı. Bayraktar, Rusya ile ele alınan alternatif ödeme yolları konusunda değerlendirme yapmadı.</p><figure class="type:primaryimage hbhOrder" style="margin-bottom: 24px;"></figure> Erdem Aksoy   Haberler.com -  Ekonomi  Alparslan Bayraktar  Bloomberg  Türkiye  Gazprom  Ekonomi  Güncel  Enerji </main>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/abd-turkiye-ye-gazprom-yaptiriminda-muafiyet-tanidi/823/</link>
<pubDate>Fri, 20 Dec 2024 13:20:45 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kadın çiftçilerden yerli patates hasadı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/kadin-ciftcilerden-yerli-patates-hasadi.jpeg" width="250"><br><p>Alay beldesi yerli patates çeşitleri demonstrasyon alanındaki tarlada  düzenlenen etkinlikte, 8 yerli patates çeşidi hasat edildi.</p>

<p>Patates Araştırma Enstitüsü Müdürü Uğur Pırlak, patates tohumunda dışa  bağımlılıktan kurtulmak ve bu konuda bir üs haline gelmek istediklerini söyledi.</p>


<p>2015 yılından beri yürüttükleri çalışmaların sonucunda 8 yerli patates  çeşidini Türk tarımına kazandırdıklarını dile getiren Pırlak, şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu çeşitlerimizin üreticilerimiz ve kamuoyuyla paylaşılması amacıyla  ıslah çalışmalarının yanında eğitim faaliyetleri de yürütüyoruz. Bu kapsamda  'Kadın Elinde Yerli Patates' projesini uyguladık. Patates üretimi yapılan köy ve  kasabalardaki kadın çiftçilerimizi 2 hafta süreyle Enstitümüzde ağırladık. Onlara  patates yetiştiriciliği, hastalık ve zararları, tohumluk üretim sistemi, hasat ve  depolama konularında eğitim verdik."</p>

<p>Kadın çiftçiler vasıtasıyla yerli çeşitleri tanıtmak istediklerini  belirten Pırlak, "Bu yıl bölgenin lider kadın çiftçilerine yerli patates  çeşitlerini vererek, toprakla buluşmasını sağladık. Bizim en büyük amacımız,  kadın çiftçilerimiz vasıtasıyla hem yerli patateslerin performanslarını görmek  hem de yerli çeşitlerimizi bu vesileyle tanıtmak. Kamuoyundan çok güzel tepkiler  aldık." dedi.</p>

<p>Çiftçi Naciye Erol da yerli patates tohumlarının ithallerine göre daha  verimli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Erol, "Deneme için Enstitümüz bize yerli tohum verdi. İlk yerli tohumu  tarlamıza ektik. Tohumlarımızın verimi çok güzel, ithal tohumlardan daha güzel.  İthal tohumlardan elde edilen patatesten sadece kızartma yapılırken, yerli  tohumdan elde edilen patatesten yemeklik de yapabiliyoruz. Hepsi çok güzel, çok  kaliteli."  diye konuştu.</p>

<p>Çiftçi Sevda Erol da yerli patates tohumlarından iyi ürün aldıklarını  belirterek, kendilerine bu olanağı sağlayan Enstitü yetkililerine teşekkür etti.</p>

<p>Etkinlik sonunda kadın çiftçilere plaket verildi.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/kadin-ciftcilerden-yerli-patates-hasadi/691/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Nazilli'de oyuluyor, dünyaya yayılıyor!</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/nazillide-oyuluyor-dunyaya-yayiliyor.jpeg" width="250"><br><p>Nazilli Yıldıztepe Mahallesi’nde yediden yetmişe herkesin geçimlerini sağladığı bu işle yılda 250 ton yaş patlıcan işleyen Karaefe ailesinin 3. kuşak üyeleri Abdullah ve Turgay kardeşler, kuruttuğu ürünlerin yüzde 65’ini kutuplar hariç tüm dünya ülkelerine göndermeyi başardı.</p>


<p>“Amerika, Avustralya, Asya, Avrupa, Afrika. Dünyada Kuru patlıcan gönderemediğimiz sadece kutup bölgeleri kaldı” diyen Karaefe kardeşler, “Amerika’nın teknolojisi ile ünlü Silikon Vadisi varsa bizim de güneşten gelen doğal lezzeti ile ünlü patlıcan vadimiz var” sloganı ile hedef büyüterek dünyanın dört bir yanına, Yıldıztepe Mahallesinde keşfettikleri özel hava koridorunda kurutulan ürünleri yolluyorlar. Türkiye'de en verimli ve doğal patlıcan kurutma işinin, dünyada eşi benzeri görülmeyen özelliği nedeniyle sadece bu mahalledeki 3 kilometrelik hava koridorunda verimli halde gerçekleştirildiğini keşfeden aile, bu keşfini kazanca dönüştürmeyi başarmış.</p>

<p><strong>İŞİ DEDELERİNDEN ÖĞRENDİLER</strong></p>

<p>Dedeleri Abdullah Gandak’ın taze olarak satmakta zorlanmasıyla keşfetmiş olduğu oymacılık ve kurutma işini babalarından sonra devralınca bir adım daha öne giden Abdullah ve Turgay kardeşler, önceleri Almanya’daki gurbetçilere sattıkları kuru patlıcanın patent ve tescilini aldıktan sonra ürün çeşitliliğini de artırarak Avrupa ülkeleri başta olmak üzere Ortadoğu, Afrika, Asya, Avustralya ve son olarak Amerika’ya gönderdiklerini belirttiler. “İşimizi dedemiz ve babamızdan öğrendik” diyen Turgay Karaefe, “Bamyadan, fasulyeye, sivri biberden dolmalık bibere, kabaktan domatese kadar çok çeşitli yaz sebzelerini güneşte kurutarak kışın aynı lezzeti ile sofralara sunuyoruz. 7 ay süren sezonda 2 bin - 2 bin 500 ton yaş patlıcanla sadece kendimizin değil mahalledeki yaklaşık 600 ailenin de geçim kapısı olduk. Kuruttuklarımızın yüzde 65’den fazlasını ihraç ediyoruz. Bölgemizdeki ürünlerin yanı sıra Akdeniz Bölgesinden Marmara Bölgesine kadar getirdiğimiz ürünleri de işleyerek ekonomiye kazandırıyoruz. Mahallemizdeki 7’den 70’e herkes oymacılıkla geçiniyor. Her sokakta, her evde, köşe başlarında patlıcan oyan, özel alanlar dışında evlerinin balkonlarından çatı katlarına kadar her yerde kurutma işlemi yapan mahalle halkımız hayatlarından da oldukça memnun. Patlıcanı oyup, kurutup dünyaya satarak hem Nazilli’yi hem de dünyayı ‘Güneşle gelen doğal lezzet’ sloganı ile kuru lezzetlerle doyurmaya devam ediyoruz” dedi.<br />
  <br />
<strong>“AMERİKA’NIN ‘SİLİKON VADİSİ’ VARSA BİZİMDE ‘PATLICAN VADİMİZ’ VAR”</strong></p>

<p>Turgay Karaefe; “Yıldıztepe Mahallesinde kurutmuş olduğumuz patlıcan kurusu, biber kurusu gibi ürünlerin lezzetini ve tadını kutuplar hariç bütün dünya almaya başladı. Amerika’da teknoloji ile alakalı silikon vadisi bilinir, tanınır. Fakat biz de Yıldıztepe Mahallesi olarak iddialıyız, Nazilli’yi ‘Amerika’nın Silikon Vadisi varsa Nazilli’nin de Patlıcan Vadisi vardır’ diye tanıtmaya hazırız” dedi. </p>

<p>A Vitamini ve fosfor yönünden zengin olan patlıcanın beslenmede büyük önemi olduğunu da ifade ederek Karaefe; “Pirinçle patlıcanın buluşmasındaki en doğal lezzet kuru patlıcan dolmasıdır. Tamamen doğal yöntem olan güneşle kurutulan ürünlerimizden elde ettiğimiz kuru patlıcanla yapılan yemeklerin tadına doyum olmaz. Türkiye’de başka bir yerde olmayan bu özel ortamda kuruttuğumuz ürünlerin lezzetini Türkiye zaten öğrendi. Yıldıztepe Mahallemizde kuruttuğumuz bu ürünleri alıp bütün dünyaya tanıtmaya, sofralara koymaya başladık” dedi.</p>

<p><strong>İŞİ, DÖRDÜNCÜ KUŞAĞA DA DEVREDECEĞİZ</strong></p>

<p>Turgay Karaefe’nin babası Turgut Karaefe, 2. kuşak olarak kurutma işini devraldığını ifade ederek, “Babalarım 1955’de bu işe başladılar. Ben 75 senesinde devraldım. Çocuklarım büyüyünce 2000 yılında onlara devrettim. Şu anda çocuklarım devam ediyorlar. Onlar da Allah nasip ederse ilerde torunlarıma devretmeyi düşünüyorlar. Bu şekilde bu iş devam ediyor" diye konuştu.</p>

<p><strong>SATAMAYINCA KURUTTU</strong></p>

<p>Patlıcan kurutma işlemini ilk başlatan 96 yaşındaki asırlık çınar Abdullah Gandak, ilk başlarda üretmiş olduğu taze patlıcanları satamayınca oyarak kurutmaya başladığını ifade ederek, “1955 senesinde bu patlıcanı tarlaya ekmeye başladım. Yaş patlıcan satılmayınca oydurarak kurutmaya başladık. İşi daha sonra torunlara teslim ettim. Kendim yapmaz oldum. Bizim patlıcanımız güneşte kuruduğundan çok lezzetli oluyor” dedi.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/nazilli-de-oyuluyor-dunyaya-yayiliyor/690/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Rekor geliyor! 1970’leri bile geride bırakacak</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/rekor-geliyor-1970leri-bile-geride-birakacak.jpeg" width="250"><br><p>ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ülkenin ham petrol üretiminin gelecek sene artmaya devam ederek, rekor seviyeye ulaşmasının beklendiğini duyurdu.</p>

<p>EIA'dan yapılan açıklamada, ülkenin ham petrol üretiminin 2018'de günlük ortalama 9,9 milyon varile yükselmesinin öngörüldüğü ifade edildi.</p>


<p>Açıklamada, söz konusu öngörünün gerçekleşmesi halinde, ABD'nin ham petrol üretiminin 1970'te yakalanan rekor üretim seviyesini geride bırakabileceği vurgulandı.</p>

<p>ABD'nin ham petrol üretimi 1970'te günlük ortalama 9,6 milyon varil olmuştu.</p>

<p>Ülkenin geçen seneki ham petrol üretimi ise düşük petrol fiyatları nedeniyle, günlük ortalama 8,8 milyon varil seviyesindeydi.</p>

<p><strong>YILIN İKİNCİ YARISINDA ARTIŞ BEKLENİYOR</strong></p>

<p>EIA'dan yapılan açıklamada, ayrıca, ABD'nin ham petrol üretiminin bu senenin ikinci yarısında, yılın ilk yarısına göre, günlük ortalama 340 bin varil artarak 9,4 milyon varile ulaşmasının öngörüldüğü belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, bu yılın ikinci çeyreğindeki ham petrol üretiminin çoğunun ABD'nin Teksas eyaletinin batısındaki ve New Mexico eyaletinin güneydoğusundaki bölgeleri kapsayan Permian havzasından geleceğine dikkat çekilirken, bu havzada sondaj işlemlerinin de artmasının beklendiği kaydedildi.</p>

<p>Bu senenin ilk 6 ayında ülkenin ham petrol üretimi günlük ortalama 9,1 milyon varil seviyesinde olmuştu.</p>

<p>EIA'nın ham petrol üretim tahminleri, küresel piyasada petrol fiyatları, ABD'deki sondaj kulesi sayısıyla petrol kuyularındaki üretim miktarı değişimleri ve şirketlerin nakit akışları gibi veriler göz önüne alınarak belirleniyor.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/rekor-geliyor-1970-leri-bile-geride-birakacak/689/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İlk gemi ile 34 milyon dolarlık kuru incir ihraç edildi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/ilk-gemi-ile-34-milyon-dolarlik-kuru-incir-ihrac-edildi.jpeg" width="250"><br><p>2017/2018 kuru incir ihraç sezonu 11 Ekim 2017 tarihinde başladı. Türkiye 11-14 Ekim 2017 tarihleri arasında 54 ülkeye 34 milyon 322 bin dolarlık kuru incir gönderdi. 2016/17 sezonunun ilk haftasında ise; 5 bin 196 ton karşılığı 22 milyon 329 bin dolarlık kuru incir ihraç edilmişti. Kuru incir ihracatı miktar bazında yüzde 28, değer bazında ise yüzde 54 artış gösterdi.</p>


<p>Kuru incir ilk ihraç tarihinin 11 Ekim 2017 olarak belirlenmesi sonrasında bazı kesimlerden kuru incirin fiyatının düşürülmek istendiği, dünya pazarlarında Türk incirinin yerini Yunan incirinin aldığı şeklinde eleştiriler olduğuna dikkati çeken Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (EKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Birol Celep, bu eleştirilerin ne kadar haksız olduğunu, ihracat rakamları ortaya koyduğunu, üreticinin yüzünün güldüğünü söyledi.</p>

<p><strong>"PANİK YAPMADAN 65-70 BİN TON İHRACAT HEDEFLİYORUZ"</strong></p>

<p>Türk incirinin dünya genelinde bir marka olduğunu dile getiren Celep, “Türk incirinin en yüksek değerden ihraç edilmesi için çaba gösteriyoruz. Yapacağımız doğru hamlelerle Türk incirini daha katma değerli ihraç etmek için çalışıyoruz. Bu yıl 78 bin 200 ton ile tarihi bir rekoltemiz var. Bu rekolte kimsenin gözünü korkutmasın, panik olmadan bu rekolteyi ihraç edeceğiz. Hedefimiz 70 bin ton ihracat” şeklinde konuştu.</p>

<p>Kuru incir ihracatında 2016/17 sezonunun başarılı bir şekilde geride kaldığı bilgisini veren EKMİB Başkanı Birol Celep, Türkiye’nin geçtiğimiz sezon kuru incir ihracatından 232 milyon 913 bin dolar döviz girdisi elde ettiğini, çekirdeksiz kuru üzüm ve kuru kayısı ihracatındaki gerilemeye karşın kuru incir ihracatının artış gösterdiğini sözlerine ekledi.</p>

<p><strong>EN FAZLA İHRACAT FRANSA, ALMANYA VE İTALYA’YA OLDU</strong></p>

<p>2017/18 sezonunun ilk haftasında kuru incir ihracatında ilk sırayı 6 milyon 251 bin dolarla Fransa alırken, ikinci Almanya 5 milyon 833 bin dolarlık kuru incir ithal etti. Almanya’yı 4 milyon 25 bin dolarlık kuru incir alımı ile İtalya takip etti. Bu ülkeleri 2 milyon 539 bin dolarlık tutarla ABD ve 2 milyon 178 bin dolarlık kuru incir ithalatı ile İsviçre izledi.</p>

<p><strong>2016/17 SEZONUNDA 63 BİN 605 TON KURU İNCİR İHRAÇ EDİLDİ</strong></p>

<p>Kuru incir ihracatında Türkiye, 2016/17 sezonunu 63 bin 605 ton’luk ihracatla tamamladı. 2015/16 sezonunda ise; 67 bin 530 ton kuru incir ihraç edilmişti. Kuru incir ihracatı miktar bazında gerilemesine karşın değer bazında yüzde 1’lik artışla 232 milyon 913 bin dolara ulaştı. Bu değişimde kuru incirin ortalama ihraç fiyatındaki artış etkili oldu.</p>

<p>Kuru incir ihracatında uzun yıllardır lider ülke konumunda olan Fransa, 2016/17 sezonunda 34 milyon 489 bin dolarlık tutarla zirvedeki yerini korurken, Fransa’yı 30 milyon 465 bin dolarlık ihracatla Almanya ve 25 milyon 672 bin dolarlık kuru incir alımı ile ABD izledi. 2016/17 sezonunda kuru incir lezzeti 98 ülkeye ulaştı.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/ilk-gemi-ile-34-milyon-dolarlik-kuru-incir-ihrac-edildi/688/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İran'dan ihracatçının yüzünü güldürecek karar</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/irandan-ihracatcinin-yuzunu-guldurecek-karar.jpeg" width="250"><br><p>Türkiye ile İran arasındaki ticareti olumsuz etkileyen "konsolosluk onayı" sorunu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Bakanlık yetkililerinin yoğun girişimiyle çözüldü. </p>

<p>İran, geçen yıl Türkiye'den ithalat için İran konsolosluklarından tasdiki şart koşan bir karar almıştı. Bu karar, konsolosluktaki bürokratik işlemler nedeniyle zaman kaybına, belge ücretleri nedeniyle de maliyet şikayetlerine yol açmıştı. Ekonomi Bakanlığı da İran'ın bu tavrına karşın, eylül ayından itibaren "konsolosluk onay şartı" uygulamasına geçmişti.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, Ekonomi Bakanı Zeybekci'nin bürokratlarına verdiği talimatın ardından başlayan temaslar olumlu sonuç verdi ve İran, geçen yıldan bu yana Türk ihracatçısına uyguladığı, dış ticareti olumsuz etkileyen konsolosluk onayı şartını geçen hafta itibarıyla kaldırdı. İran, konsolosluk onayı şartını kaldırdığını diplomatik kanallarla Türkiye'ye bildirdi.</p>

<p>İran ile dış ticarette en önemli sorunlar arasında yer alan bu uygulamanın sona erdirilmesiyle bu ülke pazarında ihracat ve ihracatçının önündeki engeller de kaldırılmış oldu.</p>

<p>İran'ın söz konusu yaptırım ve uygulamalarını yakından takip eden ve benzer bir uygulamayı eylül ayında yürürlüğe koyan Ekonomi Bakanlığının da bu kararın ardından konsolosluk onayı şartını kaldırması bekleniyor.</p>

<p><strong>İran ile dış ticaret artıyor</strong></p>

<p>29 Ocak 2014 tarihinde imzalanan Türkiye-İran Tercihli Ticaret Anlaşması (TTA) 1 Ocak 2015 tarihinde yürürlüğe girdi. Türkiye, TTA kapsamında, İran'a 140 tarım ürününde gümrük vergisi indirimi/muafiyeti sağlarken, İran ise 125 sanayi ürününde Türkiye'ye gümrük vergisi indirimi uyguladı.</p>

<p>TTA kapsamındaki ürünler açısından geçen yıl İran'dan yapılan ithalat bir önceki yıla göre yüzde 41,9 artarak 31,9 milyon dolara ulaşırken, İran'a ihracat ise yüzde 39,1 artarak 1 milyar dolar oldu.</p>

<p>Bu yılın 8 aylık döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre TTA kapsamındaki ürünlerde ithalat yüzde 66 artışla 37,8 milyon dolara çıktı, ihracat ise yüzde 2 artarak 625,5 milyon dolara yükseldi.</p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/iran-dan-ihracatcinin-yuzunu-guldurecek-karar/687/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Altın yumurtlayan dernek</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/altin-yumurtlayan-dernek.jpeg" width="250"><br><p>Türkiye'nin farklı noktalarından gelen tavuk yetiştiricileri Eskişehir'de buluşurken süs tavukları da görücüye çıkarıldı. Federasyon tarafından birçok farklı şehirde belirli aralıklarla yapılan açık arttırmalarda, yerel derneklere maddi destek sağlanıyor. Son olarak Eskişehir’de yapılan açık arttırmada bir çift süs tavuğu 7 bin 226 liradan alıcı buldu. Tavukları satın alan isim ise derneğin Afyonkarahisar şubesinden Adem Çeliktaş isimli vatandaş oldu. Çeliktaş, Trabzon’daki açık arttırmada da bir tavuk ve bir horozu 30 bin 461 liraya satın almıştı.</p>

<p><strong>“DERNEKLERİMİZE MADDİ DESTEK SAĞLIYORUZ"</strong></p>

<p>Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Federasyonu Başkanı Ömer Kılıçoğlu, bu tip organizasyonların dernekler arasındaki dostluğu ve samimiyeti arttırdığını vurguladı. Bu tarz etkinliklerle derneklerin maddi sıkıntılarını aşmaya çalıştıklarını belirten Kılıçoğlu, "Avrupa’da yaklaşık 200 yıldır dernekler ve federasyonlar var. Oldukça prestijli bir hobi. Örneğin, Avrupa’da şampiyon olan bir hayvana Hollanda Kralı, Belçika yetkilileri madalyalar yolluyor. Ülkemizde yeni gelişen bir hobi. Bunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz. Derneklerimiz yeni olduğu için yapılan organizasyonlarda çeşitli maddi imkansızlıklar oluyor. Biz de bu imkansızlıkları ortadan kaldırabilmek için bu tip organizasyonlar düzenliyoruz. Burada satılan tavuklar 7 bin liraya, 10 bin liraya satılıyor gibi görünüyor ama aslında bu tavuğun fiyatı değil. Buradaki amaç, derneğin kasasına yardım olarak kalsın diye bir para koyabilmek. Yoksa o tavukların değeri 200-300 liradan fazla değil” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>“TAVUKLAR GELİP GEÇER, ÖNEMLİ OLAN DOSTLUK"</strong></p>

<p>Eskişehir'deki açık arttırmayı da kazanan isim Adem Çeliktaş ise yapılan bu organizasyonlar ile dernekler arasındaki birlik ve beraberliğin pekişmesinin hedeflendiğini belirtti. İki hafta içerisinde 4 süs hayvanına 37 bin 687 TL veren Çeliktaş, "Biz canlı olan her şeye değer veririz. Canlı olan her şey bizim için değerlidir. Bütün canlıları seviyoruz Tavuk gelir geçer, önemli olan kalıcı dostluk. Yüzde 50 hobi, yüzde 50 de satış amaçlı alıyoruz. Hobi payı da var. Normal tavuklara göre bunlar biraz daha nazik. Diğerlerine göre bunlar biraz daha özen istiyor. Böylesine bir ortamda bulunmak bizi mutlu ediyor” dedi.</p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/altin-yumurtlayan-dernek/686/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Kadın marangozlar ahşap oyuncak üretiyor</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/kadin-marangozlar-ahsap-oyuncak-uretiyor.jpeg" width="250"><br><p>Beyköy Beldesi'ndeki 1'inci Organize Sanayi Bölgesi'nde 1 ay önce faaliyete geçen fabrikada 20'si kadın toplam 35 kişi çalışıyor. Kadınlar, fabrikada küçültülen ağaç parçalarını makineler ile şekillendirip boyayarak, farklı modellerde oyuncağa dönüştürüyor. Fabrikada şu anda 60 farklı oyuncak üretiliyor. Kısa sürede bu rakamın 100'e çıkarılması hedefleniyor.</p>


<p>Fabrika sahibi Ali Kanburoğlu, kapasiteyi her geçen gün artırmayı hedeflediklerini söyledi. Tamamen yerli üretim yaptıklarını belirten Kanburoğlu, "Aile oyunları, akıl ve zeka oyunları burada mevcut. 'Yerli ve milli oyuncak projesi' adı altında burada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bize özel, bizim kültürümüze has oyuncakları nasıl üretiriz; sürekli bunun çalışmasını yapıyoruz" dedi.</p>

<p>Kanburoğlu, üretimde kayın ağacı kullandıklarını da söyleyerek, "Kayın ağacı Karadeniz Bölgesine özel bir ağaçtır. Yılda 2 bin 500 metreküp ağaç işleme kapasitesine sahibiz. Bunun yanında otomatik makineler, zımparalar ve diğer teknolojik makinelerle üretim yapmaktayız. 20'si kadın toplam 35 kişi çalışıyor. Yılbaşına kadar istihdam sayısını 70'e çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/kadin-marangozlar-ahsap-oyuncak-uretiyor/685/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Palandöken’den SGK prim ödemelerine ilişkin açıklama</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/palandokenden-sgk-prim-odemelerine-iliskin-aciklama.jpeg" width="250"><br><p>TESK Genel Başkanı Palandöken, 2016 yılının Aralık ayı ile 2017 yılının Ocak ve Şubat aylarında ödenmesi gereken SGK Primlerinin ödemelerinin 9 ay ertelendiğini belirterek, “Bu primler, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında ödenecek. Esnaf hem içinde bulunduğu ayın primini hem de geçmiş dönemden ertelenen primleri aynı anda ödemek zorunda kalacak. Bir de yapılandırmadan gelen borç taksitlerinin ödemesi eklenince yılın son üç ayı esnafın mali yükü 3 katına çıkacak” dedi.</p>


<p>Esnafın, 3 ayrı döneme ait SGK primlerinin ödenmesinin altından kalkamayacağının altını çizen Palandöken, “Aralık 2016 ile Şubat 2017 arasında ödemesi gereken ve ertelenen primlerin ödemesi, Ekim ayından değil 2018 yılının Ocak ayından başlamalı ve 6 aya yayılarak tahsil edilmeli.  Aksi halde esnafımız ya içinde bulunduğu dönemin primini ödeyemeyecek ya da yapılandırmadan gelen taksitlerini ödeyemeyecek” uyarısında bulundu.   </p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/palandoken-den-sgk-prim-odemelerine-iliskin-aciklama/684/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci: Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/gumruk-ve-ticaret-bakani-tufenkci-fiyat-etiketinde-yaniltici-uygulamalara-taviz-yok.jpeg" width="250"><br><p>Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci,  muhabirine yaptığı açıklamada, Bakanlığa son dönemde  ulaşan başvurular ve bu doğrultuda başlatılan incelemeler neticesinde, satışa  konu mal veya hizmetlerin fiyat etiketleriyle tarife ve fiyat listelerinde  yanıltıcı uygulamalarda artış olduğunun tespit edildiğini belirtti.</p>


<p>Söz konusu başvurularda, "malların satış fiyatlarıyla kasa  fiyatlarının farklı olduğu ve tüketici lehine olan fiyatın uygulanmadığı" yönünde  şikayetlerin yer aldığına işaret eden Tüfenkci, Tüketicinin Korunması Hakkında  Kanunun temel amacının, tüketicilerin ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı  ve bilinçlendirici önlemlerin ele alınması olduğunu söyledi.</p>

<p>Tüfenkci, Fiyat Etiketi Yönetmeliği ile satışa sunulan mal ve  hizmetlerin etiket, tarife ve fiyat listelerinin şekli, içeriği, kullanılması ve  indirimli satışlara ilişkin usul ve esasların düzenlenmesini amaçladıklarını  vurgulayarak, listede belirtilen fiyatlarla kasa fiyatı arasında fark olması  durumunda tüketici lehine olanın uygulanması gerektiğini anımsattı.</p>

<p>Bakan Tüfenkci, fiyat etiketinde; ödenecek tüm vergiler dahil malın  satış ve birim fiyatları, malın üretildiği ülkeyi ifade eden üretim yeri, malın  cinsini gösteren ve ayırıcı özelliğini içeren bilgilerin yer almasının şart  olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Bu bilgilerin, malın ambalajının veya kaplarının üzerine kolaylıkla  görülebilir ve okunabilir şekilde yerleştirilmesi gerektiğini ifade eden  Tüfenkci, "Bu mümkün olmadığında, aynı bilgileri kapsayan fiyat listeleri  kolaylıkla görülebilir ve okunabilir şekilde, malın satışa sunulduğu iş yerinde  uygun yerlere asılmalı. Bu etiketlerde yer alan satış fiyatıyla kasa fiyatı  arasında fark olması durumunda ise tüketici lehine fiyat uygulanmalı. Fiyat etiketinde yanıltıcı uygulamalara taviz yok." diye konuştu.</p>

<p><strong>AYDINLATICI VE BİLİNÇLENDİRİCİ ÖNLEMLERİN ALINMASI GEREKİYOR</strong></p>

<p>Kanun ve yönetmelik hükümleri birlikte değerlendirildiğinde,  alışverişe konu mal veya hizmetlerin fiyat bilgilerinin doğru, eksiksiz,  karışıklığa sebebiyet vermeyecek şekilde bulunmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Tüfenkci, şöyle devam etti:</p>

<p>"Fiyat etiketleri yanıltıcı ve aldatıcı bilgiler içermemeli. Ekonomik ilişkide bulundukları satıcı veya sağlayıcılar karşısında korunmaları için tüketicileri aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemlerin alınması gerekiyor.  Tüketicilerin ekonomik menfaatlerine zarar veren bu tür uygulamalar hakkında gerekli incelemeler yapılmakta ve mevzuatı ihlal eden satıcı veya sağlayıcılara  idari işlem uygulanmaktadır. Bakanlığımız bu konuda yaşanan tüketici mağduriyetlerini önlemek için gerekli özeni göstererek, tüketicilerin  menfaatlerinin zedelenmesinin önüne geçilmesi için gerekli tedbirleri almaktadır.  Tüketicilerimizin de bu konuda bilinçli hareket ederek hassasiyet göstermesi ve  mevzuatı ihlal eden satıcı veya sağlayıcıları Bakanlığımıza veya ticaret il  müdürlüklerimize bildirmesi büyük önem arz ediyor."</p>

<p>Tüm valiliklere, ilgili kanun kapsamında fiyat etiketine ilişkin  denetim faaliyetlerine ağırlık vermeleri hususunu ilettiklerini belirten  Tüfenkci, "Ticaret il müdürlüklerince yapılan fiyat etiketine ilişkin denetim  sonuçlarına göre bu yıl denetlenen 7 bin 205 firma ve yaklaşık 796 bin üründen,  665 firma ile 992 üründe aykırılık tespit edildi ve 202 bin lira idari para  cezası uygulandı." dedi.</p>

<p><strong>"YALANCI İNDİRİMLERE ALDANMAYIN"</strong></p>

<p>Tüfenkci, indirimli mal veya hizmetin düşürülen satış fiyatıyla  indirimden önceki fiyatının da tarife ve listeleriyle etiketlerinde  gösterileceğine işaret ederek, satıcının indirimli mal veya hizmetini indirimden  öncekinden daha düşük fiyatla satışa sunduğunu ispat etmekle yükümlü olduğunu  vurguladı.</p>

<p>Bir işletmenin, açılması, devredilmesi, iş yeri adresi veya faaliyet  konusu değişikliği nedeniyle yapacağı indirimli satışların süresinin üç aydan,  tasfiye durumunda ise altı aydan fazla olamayacağına dikkati çeken Tüfenkci,  Bakanlık, belediyeler ve ilgili odaların Fiyat Etiketi Yönetmeliği hükümlerinin  uygulanması ve izlenmesine ilişkin işleri yürütmekle görevli olduğunu söyledi.</p>

<p>Tüfenkci, denetimlere rağmen ürünü yüksek fiyatlı gösteren, indirim  konusunda tüketiciyi aldatan ve yıl boyu ürününü indirimde gösteren firmalara da  işaret ederek, yalancı indirimlere aldanılmaması uyarısında bulundu.</p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/gumruk-ve-ticaret-bakani-tufenkci-fiyat-etiketinde-yaniltici-uygulamalara-taviz-yok/683/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Isparta'nın köyünden Avrupa ve Ortadoğu'ya domates ihracatı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/ispartanin-koyunden-avrupa-ve-ortadoguya-domates-ihracati.jpeg" width="250"><br><p>Isparta'nın merkez köylerinden Deregümü'nde üretilen domates Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor. </p>

<p>Isparta'nın merkezinde bulunan 2 bin nüfuslu Deregümü köyünde üzüm ve gül üretiminin yanı sıra 15 yıl önce alternatif ürünler için seracılık faaliyetlerine başlandı. Seralarında domates yetiştirmeye başlayan köylüler, elde ettikleri yüksek verimle yurt dışı piyasasına da açıldı.</p>


<p>Köyde üretilen domateslerin yüzde 30'luk kısmı Avrupa ve Ortadoğu'ya ihracat edilirken, yurt içi piyasasında da tercih edilen domates birçok aileye gelir kapısı oldu.</p>

<p>Sezon boyunca yaklaşık 500 kişiye iş kapısı açan domates üretimi Isparta ekonomisine de katkı sağlarken, gelecek yıllarda üretimin daha da artırılması için çalışmalar gerçekleştiriliyor. </p>

<p>Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk,  muhabirine yaptığı açıklamada, Deregümü köyünde çiftçilerin ortak kararıyla 15 yıl önce seracılık faaliyetlerinin başladığını söyledi.</p>

<p><strong> 20 BİN TON ÜRETİM BULUNUYOR</strong></p>

<p>Seralardaki domates yetiştiriciliğinden alınan verimin yüksek olmasıyla uzun yıllar bu alanda çalışmalar yapıldığını ifade eden Selçuk, köylülerin çalışmalarının karşılığını almaya başladığını kaydetti.</p>

<p>Köydeki çiftçilerin alternatif tarım için çalışmalar yaptığını aktaran Selçuk, şöyle devam etti:</p>

<p>"Merkeze bağlı Deregümü köyündeki domates hasadımız devam ediyor. Yaklaşık bin 500 dönüm alanda domates üretimi gerçekleşiyor. 20 bin ton civarında üretimimiz var. Yalvaç ilçesi Çetince köyünde de buna benzer bir çalışma var. Bu üretilen domatesler yurt içi piyasasında talep görüyor. Bunun yanında Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihracat yapılıyor. Yaklaşık yüzde 30'unu ihracatçı firmalar aracılığıyla yurt dışına gönderiyoruz. Yurt dışına domatesler seralardan toplanıp, işletmelerde kasalara konulup gönderiliyor. Yurt dışına gönderdiğimiz domatesler biraz yeşilken toplanır ve yolda kırmızı halini alır. Deregümü köyünde, seralardan önce gül ve üzüm bağları vardı. Metrekare olarak domates ve karanfildeki gelir oradan yakalanmadığı için insanlar birliktelik yaptı ve seracılık faaliyetlerine başlandı. Domates üretiminde yılda 40-50 milyon lira girdi oluyor ekonomimize. Bu gelir Isparta ekonomisine de katkı sağlıyor. Burada insanlar çalışıyor, istihdam ediliyor."</p>

<p>Selçuk, Isparta ikliminin alternatif tarım ürünlerine elverişli bir yapısının bulunduğunu belirterek, ürünlerden alınan verimin bu açıdan yüksek olduğunu ifade etti.</p>

<p>Köydeki çiftçilerin yeniliğe açık olduğunu vurgulayan Selçuk, "Teknoloji geliştikçe çiftçilerimiz son teknolojiye ayak uydurmaya çalışıyor. İlimizin farklı yerlerinde farklı farklı ürünler deneniyor. Burada domates oldu, başka yerde çilek yetiştiriyorlar. Bizim çiftçilerimizin ufku açık. Bu çalışmalarımızı daha ileriye götürebilmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz." diye konuştu.</p>

<p>Çiftçi Abdullah Aydemir ise köyde yaklaşık 15 yıldır seracılık yapıldığını belirterek, "Köyün gelir kaynağının yüzde 80'i bu işten. Üretimimiz Avrupa ve iç piyasaya gidiyor. Diğer köylere de tavsiye ediyoruz. Güzel bir gelir kaynağı." dedi.</p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/isparta-nin-koyunden-avrupa-ve-ortadogu-ya-domates-ihracati/682/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>AB vatandaşları Türkiye'de 'ev'lendi</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/ab-vatandaslari-turkiyede-evlendi.jpeg" width="250"><br><p>Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce, yabancıların Türkiye'den satın aldığı taşınmazlara ilişkin veriler paylaşıldı.</p>

<p>Osmanlı'dan başlayan, Cumhuriyet döneminde de devam eden, yabancıların Türkiye'den taşınmaz edinmesine ilişkin şartlar, 18 Mayıs 2012 tarihli 6302  Sayılı kanun ve Tapu Kanunu'nun 35'inci maddesi ile belirleniyor. Bu kapsamda,  2012'de yapılan değişiklik sonucu, taşınmaz satın alınmasında "karşılıklılık  şartı"nın kaldırılmasıyla gayrimenkul satın alan yabancıların sayısında artış  gözlendi.</p>


<p>Yapılan değişiklik sonrası taşınmaz edinen yabancı uyruklu kişi sayısı  92 bin 638 oldu. Bu kişiler, 16 milyar 475 milyon 356 bin 603 lira değerinde, 85  bin 410 adet konut, iş yeri gibi bağımsız bölüm ve 7 bin 167 arsa ve arazi gibi  ana taşınmaz edindi.</p>

<p>Bugüne kadar toplam 140 bin 832 yabancı, 18 milyar 174 milyon 543 bin  348 lira değerinde 119 bin 280 konut, iş yeri gibi bağımsız bölüm ile 11 bin 145  arsa ve arazi gibi ana taşınmazın sahibi oldu.</p>

<p>2012 yılı sonrasında Türkiye'den taşınmaz edinen yabancıların başında  12 bin 89 kişiyle Iraklılar, 10 bin 491 kişiyle Ruslar, 7 bin 569 kişi ile  İngilizler, 7 bin 211 kişiyle Kuveytliler, 6 bin 342 kişiyle Suudi Arabistanlılar  yer aldı.</p>

<p>Bu yabancılar, yatırım tercihlerini daha çok sırasıyla Antalya (31 bin  113 kişi), İstanbul (25 bin 392), Aydın (6 bin 955), Bursa (4 bin 920), Muğla (4  bin 769) ve Yalova (4 bin 363) illerinden yana kullandı.</p>

<p><strong>AB'DEN TÜRKİYE'YE EN ÇOK İLGİ İNGİLTERE'DEN</strong></p>

<p>Avrupa Birliği ülkelerinden de bugüne kadar 62 bin 46 kişi Türkiye'den  taşınmaz edindi. Böylece bugüne kadar Türkiye'ye yatırım yapan yabancıların  yaklaşık yüzde 44'ünü AB üyesi ülkeler oluşturdu. AB üyesi yabancı yatırımcılar,  44 bin 686 bağımsız bölüm ve 5 bin 447 ana taşınmazı satın aldı.</p>

<p>AB üyesi ülke vatandaşları arasında Türkiye'den en fazla İngilizler  taşınmaz aldı. 24 bin 456 İngiltere vatandaşı, Türkiye'de konut ve arsa sahibi  oldu.</p>

<p>İngiltere'yi sırasıyla 9 bin 832 kişiyle Almanya, 4 bin 494 kişiyle  Danimarka, 4 bin 454 kişiyle İsveç, 4 bin 146 kişi ile Belçika, 4 bin 87 kişi ile  Hollanda, 3 bin 739 kişiyle İrlanda, 2 bin 170 kişiyle Finlandiya, bin 51 kişiyle  Fransa ve 821 kişiyle Yunanistan ve diğer ülkeler izledi.</p>

<p><strong>BİN 290 ABD'Lİ DE TÜRKİYE'DEN EV VE ARSA ALDI</strong></p>

<p>Ayrıca ABD'den de bugüne kadar bin 290 kişi konut ve arsa satın aldı.  Buna göre, ABD'liler bin 152 bağımsız bölüm ile 271 ana taşınmaz edindi.</p>

<p><strong>YURT DIŞI TEMSİLCİLİKLERİ YAYGINLAŞTIRILACAK</strong></p>

<p>Öte yandan yabancılara bu konuda kolaylık sağlanması amacıyla Tapu ve  Kadastro Genel Müdürlüğünce, Tapu ve Kadastro işlemlerinin yurt dışında  gerçekleştirilmesi için "Berlin Başkonsolosluğu Tapu ve Kadastro Yurt Dışı  Temsilciliği"nin hayata geçirilmesinin de söz konusu rakamlara olumlu yansıdığı  belirtildi.</p>

<p>Yetkililer, burada alınan olumlu sonuçların ardından Tapu ve Kadastro  yurt dışı teşkilatının dünya çapında yaygınlaştırması için gerekli mevzuat  çalışmasının tamamlandığını, TBMM'de kanunlaşması sonrası başta Körfez ülkeleri  olmak üzere diğer ülkelerde de temsilcilik kurulmasının planlandığını kaydetti.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/ab-vatandaslari-turkiye-de-ev-lendi/681/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>İş hayaline 52 çeşit turşu yaparak kavuştu</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/is-hayaline-52-cesit-tursu-yaparak-kavustu.jpeg" width="250"><br><p>Ordulu Meryem Koçoğlu, yaptığı turşuların  beğenilmesi üzerine KOSGEB desteğiyle turşu evi açtı.</p>

<p>Ünye ilçesinde yaşayan 35 yaşındaki Koçoğlu, evinde ailesi ve  yakınlarına ikram için yaptığı turşularla ilgili olumlu tepkiler alınca kendi  işini kurmaya karar verdi.</p>


<p>Severek yaptığı turşu üretimini mesleğe dönüştürme hayalini yıllarca  erteleyen Koçoğlu, çevresinin de desteğiyle KOSGEB'e başvurdu.</p>

<p>KOSGEB'in kurslarına katılarak girişimcilik konusunda kendini  geliştiren Koçoğlu, ayrıca aldığı destekle 4 yıl önce iş yerini açtı.</p>

<p>Koçoğlu,  muhabirine yaptığı açıklamada, eskiden beri turşu  yaptığını ve el emeğiyle ürettiği turşuların çok beğenildiğini belirterek, bunun  üzerine turşularını daha çok insana tattırabilmek için ticarete atılmaya karar  verdiğini söyledi.</p>

<p>KOSGEB desteğinin işini kurmasında büyük avantaj sağladığına işaret  eden Koçoğlu, işini büyüterek daha çok kişiye ulaşmak ve daha çok istihdam  sağlamak istediğini dile getirdi.</p>

<p>Koçoğlu, şu ana kadar yaptığı 52 çeşit turşu olduğunu ifade ederek,  turşu sayısını artırılabileceğini, her şeyin turşusunu yapmanın mümkün olduğunu  kaydetti.</p>

<p><strong>"İYİ TURŞUNUN SIRRI MALZEMESİNDE"</strong></p>

<p>İyi turşunun sırrının kesinlikle malzemesinde olduğuna dikkati çeken  Koçoğlu, şöyle devam etti:</p>

<p>"Malzeme ne kadar kaliteli, hasarsız, iyi olursa o kadar iyi turşu  çıkar ortaya. Haşlanmış olarak yapılan ya da çiğden kurulan turşular, hepsinin  yapım aşamasındaki öncelikleri farklı. Haşlanmışsa dirilikleri, saklama  koşulları, tuz, sirke, bunların hepsinin ayarı çok önemli. Birinde farklılık,  fazlalık, eksiklik olduğu zaman istenilen sonuç ortaya çıkmaz. Yani turşuyu  sevmek gerektiği gibi iyi olması için yapmayı da sevmek gerekiyor. İyi bir turşu  için bu işi sevmek gerekiyor."</p>

<p>Koçoğlu, kurulan turşuların uzun ömürlü olması için serin ve karanlık  yerde bekletilmesi gerektiğini belirterek, "Turşu her mevsimde yapılabilir ama  asıl zamanı eylül, ekim ve kasım aylarıdır. Bu aylar, sebzelerin daha bol olduğu  zamanlardır." dedi.</p>

<p><strong>"ÇEŞİT OLARAK KARADENİZ BÖLGESİ ÖN PLANDA"</strong></p>

<p>Karadeniz Bölgesi'nde kadınların genellikle turşularını kendilerinin  kurduğunu ifade eden Koçoğlu, "Yapamadıkları turşuları gelip bizden almayı tercih  ediyorlar. Her bölgenin kendine özgü turşu çeşitleri var. Gelen müşterilerimden  bildiğim kadarıyla çeşit olarak Karadeniz Bölgesi ön planda. Karadeniz'de yaygın  olarak kaldirik, kiraz, tahnal, kara lahana, fasulye, biber, patlıcan, erik,  mısır, kelek kavun ve acur turşuları çok yapılmaktadır." diye konuştu.</p>

<p>Koçoğlu, bölgede turşudan yemekler de yapıldığına işaret ederek,  "Mesela her yöre turşu kavurmasını bilmiyor. Turşu kavurması genel itibarıyla  Karadeniz'e özgüdür. Turşu kavurması, turşu kızartması yöresel kahvaltılarımızda  olmazsa olmazlarımız arasında." ifadesini kullandı.</p>

<p>Turşu fiyatının çeşidine göre değiştiğini kaydeden Koçoğlu, el emeği  olduğu için turşu fiyatlarının hazırlara göre farklılık gösterdiğini, örnek  olarak 1,5 kilogramlık lahana turşusunu 7,5 liraya sattığını söyledi.</p>

<p>Koçoğlu, kendi işini kurmak isteyen kadınlara tavsiyelerde bulunarak,  "Kadınlarımız hayallerini eğer gönülden istiyorlarsa kesinlikle  gerçekleştirebilir. Önemli olan istemek." dedi.</p>

<p></img></p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/is-hayaline-52-cesit-tursu-yaparak-kavustu/680/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Borsa gözünü zirveye dikti</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/borsa-gozunu-zirveye-dikti.jpeg" width="250"><br><p>Bu yıl, eylüldeki değer kaybının ardından ekim ayına alış ağırlıklı  başlayan BIST 100 endeksi, Türkiye ile ABD arasındaki vize işlemlerinin askıya  alınması ve bölgede yaşanan jeopolitik gelişmelerin etkisiyle 21 Haziran'dan bu  yana ilk defa 100.000 seviyesinin altına geriledi. Bu seviyeden gelen alımlarla  tekrar yükselişe geçen BIST 100 endeksi, dün itibarıyla 107.000 seviyesinin  üzerini gördü.</p>


<p>Uzmanlar, ABD ve Türkiye arasında vizelerin askıya alınması ve Irak'ın  kuzeyinde yapılan gayrimeşru referandumla bölgede artan jeopolitik riskler sonucu  BIST 100 endeksinde sert satışlar görüldüğünü, geçen hafta 100.000 seviyesinin  altına gerileyen endeksin, Türk ve ABD'li yetkililerden gerilimi artırıcı  açıklamaların gelmemesi ve IMF'nin Türkiye'ye yönelik 2017 ve 2018 büyüme  beklentilerini yukarı çekmesi sonucu alış ağırlıklı bir seyir izleyerek  kayıplarını telafi ettiğini belirtti.</p>

<p><strong>"ENDEKSTE ÇOK SERT SATIŞLAR OLMASINI BEKLEMİYORUM"</strong></p>

<p>Konuya ilişkin  muhabirine değerlendirmede bulunan İntegral Yatırım  Araştırma Direktörü Tuncay Turşucu, normal şartlarda 110.000 puanda "yorulan"  BIST 100 endeksinde, 105.000 seviyelerine doğru bir miktar kar satışının genel  olarak beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Turşucu, Kuzey Irak referandumu ile ABD-Türkiye arasındaki vize  gelişmelerinin piyasalarda "sürpriz" satışlara neden olduğunu belirterek, Irak'ın  kuzeyindeki referanduma uluslararası blok tarafından tavır alınması ve ABD vize  yasağının ardından yumuşamaların başlamasının borsaya güçlü alımlar gelmesini  sağladığını söyledi.</p>

<p>Endeksin geldiği noktanın, gelişmeler öncesinde teknik olarak düzeltme  bekledikleri seviyeler olduğuna işaret eden Turşucu, 9 aylık bilanço döneminin  başladığını ve endeks üzerinde ağırlığı olan pek çok büyük şirkette yine yüksek  performans beklendiğini kaydetti. Turşucu, endekste çok sert satışlar olmasını  beklemediğini, güçlü ve iyi şirketlerde bilanço beklentili alımların devam edecek  gibi göründüğünü ifade etti.</p>

<p>Turşucu, piyasaların vize ve jeopolitik risklerle ilgili gelişmeleri  izleyeceğini, dolar endeksindeki güçlenmenin gelecek süreçte gelişmekte olan  piyasaları bir miktar rahatsız edebileceğini söyledi.</p>

<p>BIST 100 endeksinde güçlenmenin devam etmesi için endeksin 106.700  seviyesinin üzerine yerleşmesi gerektiğini, bu durumda ilerleyen günlerde 110.000  seviyesine doğru güçlenmeleri görebileceklerini ifade eden Turşucu, endeksin  106.700 seviyesini geçmekte başarısız kalması durumunda ise 105.000 desteğine  doğru kar satışlarının görülebileceğini kaydetti.</p>

<p><strong>"ENDEKSTE YENİ REKOR SEVİYE GÖRME İHTİMALİ MASADA"</strong></p>

<p>Stratejist Cüneyt Paksoy da dolar/TL'de 3,80'lerden 3,65-3,60  aralığına geri dönülmesine paralel BIST 100 endeksinde  de güçlü bir tepki  oluştuğunu belirterek, dolar bazlı 3,3 centlerden 2,7 centlere kadar oluşan geri  çekilmenin BIST 100 endeksi için tekrar görece ucuzluk meydana getirdiğini  söyledi.</p>

<p>Paksoy, Türkiye-ABD gerginliği, AB ile ilişkiler, Kuzey Irak ve Suriye  üzerinden takip edilen jeopolitik riskler, içerideki siyasi süreç, ABD Merkez  Bankası (Fed) ile Avrupa Merkez Bankası (ECB) gibi majör merkez bankaları  paralelinde ilerleyen global piyasaların seyrinin bu tepki hareketinde dikkatle  izlenen başlıklar olacağını vurguladı.</p>

<p>Özellikle dolar endeksi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yakından  izleneceğini ifade eden Paksoy, "BIST 100 endeksi, 105.000-106.000 aralığı  üzerinde kalabildikçe ve devamında 107.000-108.500 ara direnç aralığı kalıcı  geçilebildikçe 110.000'leri yeniden test etme ve üzerinde yeni rekor seviye görme  ihtimali masada. 110.500 üzerinde kalıcı olabildikçe ve ara direnç olan   111.500  üzerinde ek kuvvet kazanabildikçe 113.000 ve 115.000 kanal direnç hedefleri  realize olabilir." şeklinde konuştu.</p>

<p>Kar satışları devam ettikçe 105.000-106.000 puan aralığının önemli  destek seviyesi olarak takip edileceğini belirten Paksoy, "Buranın altına tekrar  kalıcı inilmesi halinde aşağıda 100.000 psikolojik eşiği içinde barındıran  101.500- 99.000 aralığı destek olarak izlenecek." dedi.</p>

<p></img></p>

<p> </p>

<p> </p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/borsa-gozunu-zirveye-dikti/679/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:50 +0300</pubDate>
</item><item>
<title>Malatyalı genç klimalı ayakkabı tasarladı</title>
<description><![CDATA[<img src="https://hatayingozu.com/images/haberler/malatyali-genc-klimali-ayakkabi-tasarladi.jpeg" width="250"><br><p>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünde okuyan ve boş zamanlarında babasının Ayakkabıcılar Çarşısı'nda bulunan dükkanında çalışan Furkan Bozdağ, yazın soğutan kışın ısıtan ayakkabı tasarladı. Yaklaşık 3 ayda tamamlanan projede, ayakkabının içine konulan bataryalı devre sayesinde soğutma ve ısıtma sağlanıyor. Tasarladığı ayakkabıya annesinin ismi olan ‘Sevim’ adını veren Furkan Bozdağ, ayakkabıyı daha da geliştirerek seri üretime geçmek istediğini söyledi.</p>


<p><strong> “EKSİ 9 DERECEYE KADAR SOĞUTURKEN, 60 DERECEYE KADAR ISITIYOR”</strong></p>

<p> Ayakkabının içerisine konulan peltierin sıcağı ve soğuğu sağladığını belirten Bozdağ, “Ayakkabının içindeki devre peltier ve bataryadan oluşuyor. Devreyi ters veya düz bağladığımız zaman peltier soğutma ya da ısıtma işi yapıyor. Yazın sıcaklarında peltier düz devre olduğu için dışarıdaki soğuğu alarak ayakkabının içine atıyor. Ayakkabının içindeki sıcağı da alarak dışarıya atıyor, eksi 9 dereceye kadar soğutabiliyor. Devreyi ters bağladığımızda da ayakkabının içini bu sefer 60 dereceye kadar ısıtıyor. Ayakkabının içinde hava akımı sürekli var, içinde bakteri üremesi imkansız” dedi.</p>

<p>Ayakkabının şarjla çalıştığını söyleyen Bozdağ, ürünü tasarlarken malzeme bulma konusunda çok zorlandığını belirterek, bazı malzemeleri yurt dışından sipariş ettiğini söyledi. Ayakkabının son derece konforlu olduğunu belirten Bozdağ, “Sadece estetik açıdan bazı eksiklikler var ama destek verilirse daha geliştirilir ve konforlu hale getirilir. Ben bu konuda bana destek verilmesini istiyorum. Bu hem milletimiz hem de ülkemiz açısından çok önemli” şeklinde konuştu.</p>

<p>Ayakkabıyı deneyen Yunus Emre Obur isimli vatandaş ise çok beğendiğini söyleyerek, “Projenin daha da geliştirilmesi lazım. Konfor açısından hiçbir sıkıntı yok, sıcağı da soğu da hissettim. Arkadaşımızın desteklenmesini istiyorum” diye konuştu.</p>

<p></img></p>]]></description>
<link>https://hatayingozu.com/malatyali-genc-klimali-ayakkabi-tasarladi/678/</link>
<pubDate>Tue, 17 Oct 2017 14:27:49 +0300</pubDate>
</item></channel>
</rss>